SOSYAL DEVLET.
Sosyalistler sömürüyü kaldıracak,toplumun sınıflara bölünmesine son verecek,bütün ekonomik ve siyasal eşitsizlikleri ortadan kaldıracak,kapitalist üretimin düzensizliğini ve müsrifliğini bitirecek,adelet ve önyargıların bütün kaynaklarını kurutacaktı.Sadaca işçileri değil bütün insanlığı kurtaracak,işbirliğine dayalı bir toplum kuracak,kaynakları ve enerjileri insan ihtiyaçlarının tatmin edilmesi yönünde rasyonel olarak yönetecek,kişiliğin sınırsız gelişimi için toplumsal koşulları yaratacaktı. İşçilerin ve diğer grupların çıkarlarını sadece gelecekte değil,aynı zamanda kapitalist toplumda da temsil etme iddasını taşıyorlardı.1902 yılında Fransız Sosyalist partisi,bir an önce gerçekleşmesi için mücadele ettiği bir feform
proğramına sahip olduğunu bildiriyordu.Demokratikleşme,sekülerleşme,yargının örgütlenmesi,aile eğitim,vergilendirme,emeğin korunması,sosyal sıgorta,sanayinin uluslaştırılması,dış ticaret konularında 54 talebi sıralıyordu. İsveç Sosyal Demokratlarının 1897 tarihli birinci proğramı,doğrudan vergilendirme,devletin ve belediyelerin ütetim etkinliklerinin geliştirilmesi,çifçi kredilerinin doğrudan devlet kontrolününe olması dahil,kamu kredileri,çalışma koşulları ile ilgili mevzuat,yaşlılık,hastalık ve kaza sıgortası,hukuki eşitlik içinde örgütlenme,dernek kurma,düşünceyi ifade etme ve basın özgürlüğü talep ediyordu.
SOSYAL DEVLETİN MİMARİLERİ.
1-LİBERAL 2-MUHAFAZAKAR 3-SOSYAL DEMOKRAT.
Bu üç farklı mimariyi karşılaştırma yapabilmek,için bir olçür gerekir.Esping-Anderson iki kıstastan yararlanır.
a-metasızlaştırma. b-tabakalaşma.
a-metasızlaştırma bir insanın iş piyasasına muhtaç olmaksızın hayatının güvence altına alınma detecesini belirtir.İş piyasası hayatı sürdürmenin tek olanağı ise,ödenen ücret ne kadar düşük olursa olsun,her işin kabul edilmesi zorunluluğu dağar ki,bu durumda metasızlaştırma derecesi çok düşüktür.Buna karşılık devlet kapsamlı bir güvenceyi hukuksal bir hak olarak tanıyorsa ve bu güvence,çalışmanın mümkün olmadığı(örneğin hastalık yada yaşlılık nedeniyle) yada istihdam ortamının bulunmadığı(örn.iktisadi durumun kötü olmasındsn dolayı) hallerde de insan onuruna yaraşır bir hayatı temin ediyorsa metasızlaştırma derecesi yüksektir. Tabakalaşma ise bir toplumda sosyal kademeleşmeyi ifade eder ve bir toplumdaki farklı grupları tarf etmek ve incelemek için kullanılır.
Araştırmada neyin ön plana çıkarıldığına (alt gelir grubu,orta gelir grubu,üst gelir grubu) göre değişmek üzere,ya gelir gruplarından ya sınıflardan (işçi sınıfı,kapitalistler) yada kesimlerden (liberal,muhafazakar,sosyal demokrat) söz edilir.Bu üç dünyanın metasızlaştırma ve tabakalaşma açısından ana özellikleri nelerdir?
LİBERAL SOSYAL DEVLET.
Liberal sosyal devletlerde piyasa çok belirleyici bir role sahiptir.Sosyal haklar ve destekler görece az gelişmiştir.Ayrıca destek verilecek kişilerin gerçekten muhtaç durumda bulunup bulunmadığının incelenmesi yaygın bir uygulamadır.Bu,sosyal destekleri alan insanların,kendilerini genellikle damgalanmış hissetmesine ve toplumdaki itibarlarının sarsılmasına yol açar.Yani devlet sadece nihai bir güvenlik ağı sunar ve yurttaşlar ,ilke olarak,iş piyasasından elde edecekleri gelire çok büyük ölçüde muhtaçdır.Dolayısıyla metasızlaştırma derecesi düşüktür.Verilen destekler sadece asgari ihtiyaçların karşılanmasını sağladığı ve özellikle muhtaç duruma düşmeyi önleme hedefine yönelik olduğu için,imkanı olanlar özel kesimin sunduğu fırsatlardan yararlanır.(özel emeklilik sıgortası,özel okullar gibi)Demekki liberal sosyal devlet dolaylı olarak katmanlaşmaya,başka bir ifadeyle zengin ve yoksul arasında bir tabakalaşmaya yol açar.Liberal sosyal devlet türünün temsilcileri olan ülkelerin başında AMERİKA,İNGİLTERE,AVUSTURALYA gelir.
MUHAFAZAKAR SOSYAL DEVLET.
Hem serbest çalışanlar hemde meslek gruplarına (örn.mali müşavirler,avukatlar,noterler,veterinerler,eczacılar) özgü sosyal hizmet sistemleri vardır.Bu sistemler söz konusu mesleklere yönelik emeklilik sıgortası hizmetlerini sunar. Meslek odası üyeleri otomatik olarak bu sosyal hizmet sisteminin de üyesidir.Kamu emeklilik sisteminin dışında kalırlar.Muhafazakar devletin finansmanı büyük ölçüde primler üzerinden gerçekleşir.Eş değerlilik ilkesi temelinde (herkesin alacağı para,o güne kadar bireysel olarak ödemiş olduğu pirimlerden hareketle belirlenir.Sosyal sıgorta ödemesi geçmişte elde edilen geliri yansıtır.(işsizlik ve emekli sıgortasında olduğu gibi) Muhafazakar sosyal devlet sadece erkeğin para kazandığı bir modele dayanır.Vergi sisteminin sunduğu avantajlar(eşlerin gelirlerinin toplanıp ikiye bölünerek vergi miktarının belirlenmesi),tam gün çocuk bakımına yönelik alt yapının eksikliği ve yarım gün çalışma olanaklarının sınırlı oluşu(ayrıca,geleneksel cinsiyet rollerinin,çalışan anne imajını benimsememesi) mujafazakar sosyal devletlerde kadını çalışma oranlarının,liberal ya da sosyal demokrat modellere kıyasla çok daha düşük olmadına yol açmıştır.Bütün bunlardan dolayı tabakalaşma,yani toplumsal kesimler arasındaki garklılaşma muhafazakar sosyal devlette çok yoğundur ve çeşitli ayırım çizgilerine sahiptir:meslek grubu,gelir ve cinsiyet.Bu sosyal devlet türünün tipik temsilcileri ALMANYA FRANSA AVUSTURYA ve BELÇİKA'dır.
SOSYAL DEMOKRAT SOSYAL DEVLET.
Sosyal demokrat sosyal devlet büyük oranda peimler üzerinden değil,genel vergilerle finanse edilir.Ancak parasal destekler konusunda üç fark mevcuttur. Birncisi sosyal demokrat sosysl devletlerin parasal destekleri genel olarak liberal devletlerden daha yüksektir.
İkincisi,parasal desteğin miktarı, muhafazakar sosyal devletlerdekinin tersine,çok farklı gelirlere sahip insanlar için de benzer seviyelerdedir. Üçüncüsü,ki belki de günümüz açısından en önemli fark budur,kamu tarafından sunulan ve evrensecilik ilkesine dayanan-yani herkesin yararlanabileceği parasız ya da çok düşük bir para karşılığında elde edilebilen- hizmetler sosyal demokrat mimarinin belli başlı sütynlarından biridir.Özellikle çocuk bakımı ve yaşlılıların bakım konusunda devlet (ya da belediyeler) tarafından sunulan gelişmiş bir hizmet ağı vardır.Bu özellikle kadınlar için,aile hayatıyla meslek hayatını birlikte sürdürmeyi mümkün kılarve kadınların çalışma hayatına katılımı da artar.
Ayrıca devlet işveren olarak da önemli bir rol oynar.Yani, sosyal demokrat özelliklere sahip ülkelerde kamusal istihdam daha yüksektir.Bu ülkelerde metasızlaştırma düzeyinin en yüksek,tabakalaşmanın yani toplumsal kesimler arasındaki farklılaşmanın ise düşük olması sonucunu doğurur.Bu mimari ilkeye ağırlık vermiş ülkelere İSVEÇ NORVEÇ DANIMARKA örnek gösterilir.
Modern bir sosyal devlet,hayatın bütün risklerine karşı güvence sunmak ve insan onurunu güvence altına almak zorunda olduğy için,sağlık,işsizlik ve emeklilik sigortaları sosyal devletin asli unsurudur.Sosyal devlet tüm yurttaşların karılımını hedeflediği için ,modern bir sosyal devlet kavramı eğitim politikasını da içermelidir.Çünkü eğitim,her şeyden önce demokratik hakları kullanmanın ön koşuludur.Ama aynı zamanda,maddi kaynakların paylaşımında da belirleyici bir rol oynar.Eğitim katılım ve fırsat demektir.
Modern sosyal devlet kavramının bir diğer ögesi de vergi politikasıdır.Bu konu, hem vergilerle sosyal devlet hizmetlerinin finanse edilmesinden,hem de verginin,bir toplumsal gelir ve servet dağılımını etkilemede temel araçlardan biridir.
SOSYAL DEMOKRASİNİN EĞİTİM POLİTİKASINDAKİ İLKELERİ.
Sosyal demokrasi kuramı eğitim politikasını şu ilkelerle destekler.
Birincisi,bütün yurttaşların kendi haklarını ve ödevlerini tam olarak uygulamalarını sağlayacak bir temel eğitim hakkı vardır.
İkincisi herkesin kendi istihdam olanaklarını arttıracak bir mesleki eğitim alma hakkı vardır.
Üçüncüsü,bu hakların etkili bir biçimde uygulanabilmesini güvence altına almak devletin bir sorumluluğudur.
Eğitim hakkının 3 özelliği vardır.
1-Bütün yurttaşlara tanınmış temel bir sosyal haktır. 2-Fırsat eşitliğine temas eder.Hiç bir grup özel ayrıcalıklara sahip olamaz ve dezavantajlı kılınamaz. 3-Devletin etkin bir eğitim politikası izleme yükümlülüğünü savunur.