KATILIMCI DEMOKRASİ           

"İnsanları diğer canlılardan ayıran temel özellik kültür üreten ve biriktiren bir varlık olmalarıdır.İnsanlar doğayla etkileşimi sırasındaçevresine en iyi uyumunu sağlıyacak bilgileri,değerleri,inançları,kısacası kültürlerini üretmektedirler.İnsanlar böyle bir zamanda yaşarken sürekli olarak yaşadıkları üzerinde eleştirisel olarak düşünebilmekte,yeni çözümler,yeni kültür ögeleri üretebilmektedir.
Böyle düşünen bir insan içinde bulunduğu toplumun yönetilme biçimlerini de sürekli değerlendirerek,bu konudaki taleplerini dile getirmektedir.
Bu değerlendirmeler birikerek günümüz dünyasında evrensel olarak geçerli ve tarihsel olarak gelişmiş bir insan hakları sisteminin oluşmasına yol açmış bulunmaktadır.Bu süreç içinde ortaya çıkan yaşam bakkı kavramı gelişerek onurlu yaşam hakkı olma niteliğini kazanmıştır.Günümüzde kendisi düşünen,kendi duygularıyla kendi için iyi olanı belirleyen insanlar,kendilerinin yönetilmekte olmasını kendilerinin onurlu yaşam hakkıyla bağdaşmaz bulmaktadırlar.Kendi yaşamlarının geçtiği ortamların oluşmasında,kendi yaşamını etkileyen kararların verilmesinde,kendi sözünün etkin olmasını istemektedirler.Bu durumda yaşadıkları toplumda bir yönetim mantığının değil,yönetişim mantığının egemen olmasını başka bir deyişle katılımcı bir demokrasinin egemenliğini bir insan hakkı olarak görmrktedir.Bir yönetimin yaptıkları içinde kendisinin katkısı olduğunu görmüyorlarsa,yapılanları kendileri için anlamlı bulmamaktadırlar.
Günümüzün demokratik toplumu önü açık bir toplum olmak durumundadır.Onun için önemli olan bireyin gereksinmelerinin karşılanmış olması değil,o bireyi toplumun gelişme macerasının yaratıcı bir parçası haline getirebilmesidir.Bir bireyin onurlu yaşam hakkının hayata geçirilmesi ancak bu halde olanaklıdır.
Temsili demokrasikerde iktidarı inşa edilir bir şey olmaktan çıkmakta,araçsallaştırılmış bir demokrasi pratiğiyle ele geçirilebilir bir şey haline getirmektedir.Böyle bir demokrasi içinde bir ülkede yaşayanlar,bir yurttaş olmaktan çok bir seçmen olarak görülmektedir Oysa onurlu yaşam hakkına sahip çıkanlar,salt bir seçmen olmaya,bir sonraki seçimde sandığa gidinceye kadar kamu alanından çekilmeye razı olamazlar.Onurlu yaşam hakkı talebini dile getirmeye başladıklarında artık pasif bir seçmen olma rolünü terk ederek Aktif bir yurttaş olma yoluna girmiş olurlar."(Prof.Dr.İlhan Tekeli)



Katılımcı demokrasi; toplumsalinsiyatiflerin(dernek,oda,sendika) birliklerin,ve grupların oluşturduğu güçlü bir sistem tarafından desteklenen,denetlenen,tamamlanan bir demokrasi ve etkin sivil toplum anlamına gelir. Sosyal demokrasi de yerel yönetimlerin alacağı kararlara yurttaşların katılımı önemlidir.

PORTO ALEGRE (BREZİLYA) ÖRNEĞİ     

Porte Alegre örneği yoksullukla mücadele ve halk katılımı konusunda ortak model kabul edilen KATILIMCI BÜTÇE uygulamasıdır. KATILIMCI BÜTÇE'nin özünde her semtte halkın katılımına açık toplantılarla,insanların kendi semtleri için ayrılan kamu bütçesi çerçevesinde harcama öncelikleri konusunda karar vermeleri yatıyor. İnsanların kendi semtlerindeki kamu harcamaları hakkında söz sahibi olmaları sağlanarak,yöre halkının belediye bütçesine katılımının sağlandığı,böylece insanların bürokrasi yükünden kurtulduğu ve kaynakların yoksuk halk lehine dağıtıldığı örnektir.

Çanakkale ve Bursa Nilüfer Belediyeleri katılımcı bütçe uygulaması gerçekleştirmişlerdir.

TÜRKİYE ÖRNEĞİ.   

CHP'nin 1976 yılında toplanan 23.kurultayında kabul edilen yerel yönetim proğramına göre...........ve genel kurul toplantılarını engellemeyecek boyutlarda,nufus ölçülerine göre saptanacak her yerleşim birimlerinde oturan ve çalışan,erginlik çağına ulaşmış tüm yurttaşlardan yerel kurullar oluşturulacaktır.Belli aralıkla toplanacak bu kurullar birer yürütme komitesi ve değişik konularda komite seçecektir.               

Mahalle düzeyinde bu kurulların ve komitelerin başkanlığını muhtar yapacaktır.Belediyeler bu halk kurullarıyla ve komiteleri ile sıkı işbirliği içinde çalışacaklardır.YEREL KURULLARIN YEREL YÖNETİMLERİ DENETLEME YETKİLERİ OLACAKTIR.Gereken durumlarda yerel kurullar veya seçecekleri komiteler işbirliği yapabileceklerdir.BÖYLECE KENTLERDE HALK YÖNETİME DOĞRUDAN KATILABİLECEKLERDİR.Halkla yönetim arasında sürekli iletişim doğacaktır.Belediyeler İŞ PROĞRAMINI HALK KURULUŞLARIYLA VE YEREL KURULLARA DANIŞARAK ve işbirliği yaparak hazırlayacaklardır.CHP PROĞRAMI ANKARA 1976 SAYFA 254-255

Bu proğramı Türkide sadece Ordu Farsa'da Terzi Fikri uygulamıştır.

KENT KONSEYLERİ


08.10.2006 tarih ve 26313 sayılı resmi gazetede yayımlanan kent konseyi yönetmenliği ile düzenlenmiştir.2009'da 5393 sayılı resmi belediye kanununun 76 maddesinde belirtilen hedefler doğrultusunda ilçenin sorunlarını ele almak,yerel yönetimlere ve karar alma süreçlerine halkın katılımını sağlamak,kentin kalkınma,gelişim ve eylem planlarını hazırlamak,bu planların hayata geçirilmesi için belwdşye yönetimi ile koordinasyonu sağlamak,yerel demokrasinin gelişim ve yerleşmesine katkıda bulunmak amacıyla kurulmuştur.Kent konseyleri sivil toplum ve kamu kuruluşlarından oluşur.

Kent konseyin önemi yatsınamaz.Ama bizim Kent konseyi gibi önemsediğimiz SEMT MECLİSLERİ dir.Çünkü Semt Meclisleri bu işlevin yerel ayağını oluşturur,yani HALK tır. İktidara gelince yeni bir toplum örgütlenebileceği öngörülür.Oysa yeni bir toplum değil yeni bir iktidar sistemi kurulur.Hiç bir yeni eskiden bağımsız olamaz.Toplumsal düzenlemede ise bugünün geçmişten bütünüyle kopuk ele alınamayacağı açıktır.Çünkü toplumsal gelişim sosyo-kültürel yapı ve zihniyet değişimiyle mümkündür.Sadece iktidar olmak için verilen mücadele ahtapotun bir koluna verilen mücadele gibi olur,diğer kollar kuşatır.Esas olan tabanın iradeleşmesiyle,ahlaki politik özneler haline gelmesi yoluyla dönüşüm sağlanmalıdır.Toplumsal dönüşüm bugünden geliştirmeye başlanmalıdır.Toplumsal dönüşüm bireysel dönüşüm birbirine parelel olmalıdır.Bireysel dönüşüm gerçekleşmeden hiç bir projenin başarı şansı yoktur.İşte Semt Meclisleri bunun için ideal ortamdır.Toplumun dinamikleri üzerinden,özgür doğal toplum değerlerine dayanarak geliştireceği,üretim,paylaşım ve ortak yaşam kültürü,ilişki sistemi olarak tanımlanır.

Semt meclisleri de 5393 sayılı belediye kanununun 76.maddesinde belirtilen hedefler doğrultusunda kurulur.Her ilçenin nufusuna göre belirli sayıda mahallelere ayrılır.Bu mahalleler daha yaşanabilir bir kent için,toplumsal süreçlere aktif olarak katılan ve çevresiyle birlikte var olan,daha mutlu yurttaşlar haline gelebilmek,ortak değerlerimizi korumak,ortak ihtiyaçlarımızı konuşmak ve olası çözüm süreçlerini paylaşmak üzerine düşünce üretimi yapmak,değişim ve dönüşümü gerçekleştirmek için aşağıdaki çalışma gruplarını oluştururlar.               

-Çevre ve imar uygulama grubu.       
-Eğitim hakkı çalışma grubu.         
-Engelli hakkı çalışma grubu.                         
-Gençlik hakları çalışma grubu.           
-Hayvan hakları çalışma grubu.       
-Kadın hakları çalışma grubu.         
-insan hakları çalışma grubu.         
-Kadın hakları çalışma grubu.         
-Çocuk hakları çalışma grubu.         
-Kültür sanat ve Sosyal paylaşım grubu.                          -Spor sağlık grubu.   
-Üretici kadınlar grubu.                     
-Kooperatifçilik.       
Bu gruplar ihtiyaca göre daha da çoğaltılabilir.